10 yılın ardından liderlerin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni destekleme zamanı

 

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), en ciddi suçların mağdurları için adalet arayışında 10. yılına girerken, Uluslararası Af Örgütü, dünya devletlerinin UCM’ye gerekli desteği vermesinin vaktinin geldiğini dile getirdi.Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü Murat Çekiç “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin varlığı, dünya üzerindeki adi suç mağdurlarına, adaletin yerini bulacağı umudunu vermiştir. Devletler, mahkemeye politik ve finansal destek olmaya kendilerini açıkça adayarak UCM’ye desteğini göstermelidir” dedi.

 

1994’ten beri Uluslararası Af Örgütü, dünya üzerideki binlerce hükümet dışı örgüt ile beraber; soykırım suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar ve savaş suçlarının faillerini adalete teslim edecek devamlı bir uluslararası mahkemenin kurulması için kampanya düzenledi.Bu kampanya, Roma Statüsü’nün -UCM’nin kurucu anlaşması- 1 Temmuz 2002’de yürürlüğe girmesi ve ilk 60 ülkenin imzalaması ile semeresini vermiştir. 10 yıl sonra, bu sayı iki mislini aşarak tüm kıtalardan 121 devletin desteğine ulaştı.

 

Bugün, merkezi Lahey’de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kenya, Libya, Sudan’ın Darfur bölgesi ve Uganda’daki suçları araştırmaya ve cezai takibata tabi tutmaya başladı.Mahkeme aynı zamanda, Afganistan, Kolombiya ve Gazze gibi diğer yerlerde iddia edilen suçlar hakkında soruşturma açıp açmamaya da karar vermektedir. 14 Mart 2012’de UCM, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde çocukları askere almak ve çocuk asker kullanmaktan Thomas Lubanga’yı mahkum ederek ilk kararını vermiştir.

 

Çekiç “Bu tarz suçlar işlemeyi planlayan insanlar artık iki kez düşünmek zorunda, çünkü eninde sonunda davranışlarından sorumlu tutulacaklardır” dedi.Ancak, insan hakları grupları 15 Haziran’da göreve gelen Mahkeme’nin yeni Başsavcısı Fatou Bensouda’yı, karşısına çıkabilecek zorlayıcı durumlara karşı uyardı. Mahkeme’nin Roma Statüsü’nü imzalayan bazı devletler, Darfur’da işlediği soykırım, savaş ve insanlığa karşı suçlar suçlamaları ile UCM tarafından aranan Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir’in de aralarında bulunduğu şüphelileri tutuklama konusunda başarısız olmuştur.

 

Buna rağmen, Beşir sıklıkla onu adaletten korumaya istekli dost ülkelere resmi devlet ziyaretlerinde bulunuyor.Çekiç, “Devletlerin güçlü bir UCM’ye destek olma ve tutuklama emrini etkili bir şekilde uygulama konusundaki başarısızlıkları ciddi ölçülerde kaygılandırıcıdır. Mağdurlar daha iyisini hak etmektedir” diye konuştu.

 

Suriye’yi örnek göstererek mahkeme belirtmiştir ki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Darfur ve Libya’da aksini yapmış olmasına rağmen, Mahkeme’ye henüz kaydolmamış ülkelerde gerçekleşen insanlığa karşı işlenen suçları ele alma konusunda başarısız olmaktadır.

 

Uluslararası Af Örgütü aynı zamanda, UCM’nin mağdurlara adalet ve tazminat sağlamak için, gereken fonlara sahip olması konusunda devletlere kendi payına düşenleri yapmaları çağrısında bulundu. Hareket, aralarında Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Japonya ve İtalya’nın da olduğu UCM’nin kurulması için bütçe sağlayan ülkelerin, artık zamanla mahkemeyi finanse etmekten vazgeçmesine dair bir endişeye dikkat çekmiştir.

 

Ancak birçok devlet, UCM Mağdur Destek Fonu’na düzenli olarak gönüllü katkılarda bulunmaktadır. Vakıf Fonu, mağdurlara yardım etmekle ve mahkeme kararıyla çıkan tazminatların tesliminin yapılmasından sorumludur. Vakıf Fonu faaliyetleri, mağdurların acılarının giderilmesi konusunda çalışmak ve hayatlarını yeniden kurmalarına yardımcı olmak adına elzemdir. Mağdurların durumlarının iyileştirilmesini sağlayan ve onları gözeten projeler yoluyla Vakıf Fonu, birçok insanın hayatında şimdiden önemli bir etki yarattı.Ancak, daha geniş kaynaklara ihtiyaç vardır. Çekiç, “Biz kendi devletimize, failleri adalete teslim etme ve adi suç kurbanlarının tazminatının sağlanması taahhüdünü revize etme çağrısı yapıyoruz” dedi.

 

Etiketler: Uluslararası Ceza Mahkemesi , UCM